Doğru bilinen yanlışlar ve doğruları (Karşılaştırma)

Doğru bilinen yanlışlar ve doğruları

Bu içerikte böyle bir başlık seçmiş olmam belki de sizi şaşırtacak olabilir. Eleştiri ve yaşama dair yazılarımıza bir başkası olan “Doğru bilinen yanlışlar ve doğruları” ile devam etmek istiyorum.

Evet arkadaşlar hepimizin hayatında doğru bildiği yanlışlar ve doğruluğuna kanaat getirmiş olduğu doğruları mutlaka olmuştur. Bu yazıda tam olarak bahsetmek istediğim nokta doğru bilinen yanlışlar ile hareket ederken doğruların mutlaka bir zaman gün yüzüne çıkmak gibi bir huyu vardır. Doğruluğuna kanaat getirmiş olduğumuz doğrulardan da asla vazgeçmemeliyiz.

Doğrularından vazgeçme!

Asla ama asla kanaat getirmiş olduğun ve tecrübeyle sabit kıldığın doğrularından vazgeçme. Bu yolda taviz vermemeye çalış. İnsan ilişkilerinde sıkça rastladığımız bir durumdur. Doğrularından vazgeçme ve taviz verme ne olursa olsun! Taviz verilmeye başlanan doğrular yerini doğru bilinen yanlışlar tarafına bırakır zamanla malesef…

 

Yanlış bildiğin doğruların olsun ancak doğru bildiğin yanlışlardan uzaklaş!

Yanlış bildiğin doğruları tecrübe ederek zamanla yanlışlarının arasına katarak ilerleyebilirsin. Burada dikkat çekmek istediğim konu doğru bildiğin yanlışları tecrübe etmek ise çok daha zor ve sancılı olmaktadır. Kimse tecrübe ile donanımlı halde gelmemiştir dünya üzerine. O yüzden yanlış bildiğin doğruları tecrübe etmek varken doğru bildiğin yanlışların gerçekliği zamanla su üstüne çıktığı vakit tecrübe kavramı çok daha farklılaşabilir. Doğru bildiğin yanlışlardan uzaklaşmaya bakmalısın.

Hataya yer var! Bu hepimiz için geçerli…

Hata yapmaya hepimizin ihtiyacı var. Bu gerçekten ihtiyaç sayılabilecek derecede bir durumdur. İsmet Özel’in şu mısraları kulaklarımda çınlanır hep:

Hata yapmak
fırsatını Adem’e veren sendin

(İsmet Özel – Münacaat şiirinden alıntılanmıştır.)

Neden bir ihtiyaç sayılır? Çünkü hata yaparak doğrulara ulaşan insanlarız çoğunlukla ve çokça hata yaparak. Çünkü doğrusuna ulaşana kadar deneyim sağlamak bazen hata olarak görülse bile bence tam olarak öyle sayılmayabilir. Başarmaya doğru giden her evrede, amaçlarına ulaşmak doğrultusunda insanoğlu hataya bolca yer verir. Vermelidir ve bu durumla mutlaka barışmalıdır. Çünkü hata yapmak kavramını ne kadar suçlayıcı ve içselleştirirsek o kadar zor ve stresli bir dönem geçirebiliyoruz.

OKU  13. Ulusal PDR Öğrencileri Kongresi: Efsane Kongre Sonrası

Peki doğru bilinen yanlışlar nasıl düzeltilir ve doğruluğuna kanaat getirdiğimiz bu doğrularla nasıl yolculuk ederiz?

Yolculuk elbette kolay iki önemli kavramın ayrımını yapabilmek mühim olan zaten. Bu kavramların ayrımı çok da ince bir çizgide yer almasa da dikkat edilmesi ve fark edilmesi cidden zor olabiliyor. Yine bir örnekle yola çıkalım isterim:

Ateş yakar ama siz yakmadığına kanaat getirdiniz yıllar boyunca. Hali hazırda yanlış bildiğiniz bir doğru ortada bulunuyor. Bir gün bir çakmak geçti elinize ve ateşlediniz. Elinize tuttunuz ve yandı. Tecrübe edindiğiniz yanlış bildiğiniz bir doğru artık sizin için doğruluğuna kanaat getirdiğiniz bir doğru olarak sizinle beraber bu yolculuğa çıkmaya başladı. Eğer elinize o çakmak geçmemiş ve siz yanmamış olsaydınız doğru bildiğiniz bir yanlış olarak hayatınıza müdahale etmeye devam edecek ve bu yolculuğa çoktan çıkmış olacaktınız. Bu durumu tecrübe etmek ise çok daha zor ve ulaşılmaz olabilirdi.

Toparlayacak olursam yanlış bildiğiniz doğrularınız elbette olsun hayatınızda. Belki bu durumu hata yaparak tecrübe edecek bile olsanız asla bu deneyimden kaçmayın. Uzaklaşmamız gereken konu ise doğru bildiğimiz bir yanlışı inatla doğruluğuna kendimizi inandırmamız olacaktır. Vazgeçmemiz gereken bu olmalıdır ancak asla ve asla doğruluğuna kanaat getirdiğimiz belki yıllarca tecrübe etmiş olduğumuz doğrulardan vazgeçmemeliyiz! Bu yolculukta başarıya ulaşmanız dileğiyle..

Okuduğunuz için teşekkür ederim…

Tavsiye yazı: Uzam Nedir? Bu uzam.org neyin nesi…

Takip et!

Faruk Yaman

Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü son sınıf öğrencisiyim. WordPress ile çalışıyorum tasarım ve kod bilgisine sahibim. Öğrenmeye de devam ediyorum elbette. Beni burada (uzam.org) eleştiri, felsefe, psikoloji ve birazcık da teknoloji ağırlıklı yazılarımla görebilirsiniz...
Takip et!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2016 uzam.org içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu tarafından korunmaktadır.
Hakkında|İletişim|Gizlilik Politikası|Kullanım Şartları – İçerik Hakları|Sitemap