Disleksi Nedir?

Disleksi Nedir?

Merhabalar, değerli okuyucularım. Bugünkü yazımda size bir öğrenme bozukluğu olan disleksiden bahsedeceğim. Öncelikle şu noktaya değinmek isterim ki disleksi bir hastalık değildir,bir zihinsel öğrenim farklılığıdır.

Disleksi; dinleme, konuşma,okuma, yazma, ve sayısal yeteneklerin kullanılmasında önemli güçlükler gösteren bir öğrenme bozukluğudur. Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarındandır. Toplumda görülme sıklığı %10’dur, bilinme sıklığı ise %2′ dir.

Genellikle doğuştan olmasının yanında yaşanan psikolojik travmalar sonuncu sonradan ortaya çıkma ihtimali de vardır.

Disleksi de temel problemler hafıza ve dil ile ilgilidir. Normal bir insanda duyma, yazma, anlama gibi eylemler için beynin sol ön lopu kullanılır ama bu rahatsızlıktan muzdarip kişiler beynin sol ön lopunu kullanmakta sorun yaşarlar.

Disleksi olan kişilerde sanılanın aksine zeka geriliği yoktur; bilakis çoğunlukla üstün zekalı hatta bazen dahi kişilerdir. Genellikle okul yıllarında matematik,fizik gibi sayısal derslerde başarılı olmalarına karşın sözel becerilerde eksikleri olabilir.

                        Kişiden Kişiye Farklılık Gösterebiliyor

Bu rahatsızlık kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor kimi kişilerde sadece bir iki harfi karıştırmak gibi seyrederken kimi kişilerde ise  öyle olmamasına rağmen tamamen yetersiz biri gibi görünmesine neden oluyor. En sık olarak aşağıdaki gibi seyrediyor:

  • ‘B’ harfi ile ‘D’ harfini karıştırma.
  • ‘p’ harfi ile ‘q’ harfini karıştırma.
  • ‘h’ harfi ile ‘k’ harfini karıştırma.
  • ‘6’ rakamı ile ‘9’ rakamını karıştırma.
  • ‘3’ rakamı ile ‘E’ harfini karıştırma.
  • Basamaklı sayıların yerini değiştirmek. ( 384 sayısını 348 gibi okumak mesela.)
  • Okurken kelime atlamak.
  • Yönleri(sol ile sağı ya da aşağı yukarı gibi kavramları karıştırmak) ve zaman(dün ile yarın; önce ile sonra gibi)kavramalarını birbirine karıştırırlar.
  • Kısmen ya da tamamen okuma becerisi eksikliği
  • Kimi insanlar ise normal bir şekilde yaşamlarını sürdürmesine karşın hayatlarında yoğun ve aşırı stres yaşadıkları anlarda bu rahatsızlığın nüksetmesinden rahatsızlar.
OKU  Özgünlük Kontrolü ve Yazı Başlığı - İçerik Düzenlenmesi

                                     İlk Bulgular

Bu rahatsızlığın tarihçesinden bahsedelim birazda.  Disleksi ‘yi bilimsel anlamda ilk tanımlayan İngiliz bir doktordur.

1896 yılında W. Pringle Morgan bulgularını Bristish Medical Journal ‘da yayınladı. Morgan’ın malikanesinde 14 yaşında Percy isimli bir çocuk vardı. Percy, her zaman akıllı, zeki ve tutarlı bir çocuktu, yaşıtlarıyla kıyaslandığında çoğundan çeşitli yönlerden üstün bir çocuktu ama bir türlü okuma becerisini kazanamamıştı.

 

                                        Lanet mi Yoksa Nimet mi ?

Yazıma sizlere sıra dışı bir milyonerden bahsederek devam etmek istiyorum. Jeff Pearce, başarılı ve zengin bir iş adamı ama onun bir özelliği var okuyamıyor ve yazamıyor. Gerçek adı James olmasına rağmen küçükken heceleyemediği  için annesi ismini değiştirmek zorunda kalmış.

Pearce 1950 yılında Liverpol’da fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk okulda hocaları ve arkadaşları onun bir “geri zekalı” olduğunun düşünüyordu çünkü okuyamıyor ve yazamıyordu ama hocaları ve arkadaşları yanılıyorlardı o bir “disleksikti.”

Okuma becerisine sahip olamamıştı ama onun da iyi olduğu bir şey vardı bir şeyler alıp satmak ! Buna eski kıyafetlerini pazarda satarak başladı.İnsanların neye para verip vermeyeceğini çok iyi biliyordu. Bu konuda tam manasıyla bir dahiydi. 1983′ de küçük bir butik sahibi oldu. İşte hikayesi burada daha da ilginçleşiyordu çünkü sadece  750 euroluk bir yatırım yaparak deri pantolonlar imal etti ve bunlardan daha ilk gününde 25.000 euro kazandı. Kısa sürede milyoner oldu ama 90′ larda  işleri durgunlaştı ve başladığı yere geri dönmek zorunda kaldı pazarlarda kıyafet satmaya ama kısa sürede bu sefer daha büyük bir mağaza sahibi oldu ve yeniden milyonerdi. O bunu iki kere başardı.

OKU  Tinnitus: Kulakta Çınlayan Nefret - Bölüm 1

Dilerseniz dostumuz Jeff ‘ den bahsetmeyi burada bırakalım ve daha tanıdık kişilerle yolumuza devam edelim. Kübizm akımını dahi öncü ressamı Picasso, ampulün mucidi Thomas Edison, dahi fizikçi Albert Einstein,ünlü yazar Hans Cristian Andersen, oyuncu Tom Crusie, yönetmen Steven Speilberg bunların hepsi disleksikti ama bu onların başarmalarına engel olmadı.

Yazımı sonlandırırken rahatsızlığın teşhisi genellikle çocuk yaşlarda karşılaşıldığı için velilere birkaç önerim var:

  1. Çocuğunuz geri zekalı değil bilakis üstün zekalı(değerini bilin)
  2. Arkadaşlarını ve öğretmenlerini bu konuda uyarın onlardan yardımcı olmalarını isteyin çocuğunuzun özgüveninin kırılmasının önüne geçin.
  3. Özgüven problemleri yaşamasını önleyin ona yaşadığı durumu anlayabileceği bir şekilde anlatın kimseden eksiği olmadığını hatta fazlası olduğunu söyleyin.
  4. Zorlandığı konuyla ilgili alıştırmalar yapın.(Mesela sorun matematik işlemleri üzerineyse onu sıkmadan onunla birlikte her gün 15 dakika matematik çalışın.
  5. Profesyonel destek alın bir psikologla görüşmek hem sizin ona nasıl davranmanız konusunda sizi bilgi sahibi yapar hem de ona destek olur.

 

Yazım burada bitiyor, bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle.

Feramuz Kapucu

Çukurova Üniversitesi bilgisayar mühendisliği öğrencisiyim. Tarih,sağlık,spor,bilim ve bilgisayar konularındaki yazılarla sizlerle olacağım.

Latest posts by Feramuz Kapucu (see all)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2016 uzam.org içeriği 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu tarafından korunmaktadır.
Hakkında|İletişim|Gizlilik Politikası|Kullanım Şartları – İçerik Hakları|Sitemap